Tarihte Kavram Bilgisi...3

Şehir Devletleri: Aynı ırk, dil, kültür ve inanç yapısına sahip oldukları halde birbirinden bağımsız yaşayan devletlere şehir devleti denir. Sümer, İyonya, Yunanistan, Fenike uygarlıkları şehir devletleri şeklinde örgütlenmişlerdir. Bu şekildeki örgütlenme şehir devletleri arasında çatışmalara neden olmuş dolayısıyla siyasi birliğin kurulmasını zorlaştırmıştır. Ayrıca bu tür devletler dış saldırılar karşısında zor durumda kalmışlardır.
Siyasal Birlik: Bir ülkenin, bir bölgenin yalnız bir güç tarafından yönetilmesidir. Merkezi otorite kavramına çok yakın bir kavramdır. Ancak bir devletin iç bünyesindeki birlikten ziyade bir ulusun veya bir coğrafi bölgenin aynı yönetim atında birleşmesini ifade etmektedir. Örneğin Türk siyasal birliğinin sağlanması, bağımsız yaşayan Türk devletlerinin ve boylarının tek bayrak altında toplanması demektir. Anadolu’da siyasal birliğin sağlanması, Anadolu’nun aynı devlet tarafından yönetilmesi anlamını taşır. Bir bölgede siyasal birliğin olmaması o bölgenin dış güçlere karşı savunmasız kalmasına, farklı kültürlerin gelişmesine yol açar.
Merkezî Otorite: Bir devletin sınırları içerisinde yönetimin tek elde toplanmasına merkezî otorite denir. Devletlerin bütünlüğünü koruması merkezî otoritenin gücüne bağlıdır. Bu nedenle devleti kuranlar merkezî otoriteyi güçlü tutmaya özen göstermişlerdir. Örneğin, Hititler, bağlı devletlerin her yıl başkente gelerek sadakatlerini göstermelerini istemişlerdir.
Bir ülkede merkezî otoritenin zayıflaması, devletin paröalanması ve yıkılmasına yol açan temel etkenlerden biridir.
Aristokratik Cumhuriyet: Seçme ve seçilme hakkı gibi siyasal hakların yalnız soylulara ait olduğu yönetim şeklidir. İlk Çağ’da Yunanistan ve Roma’da görülmüştür.
Demokrasi: Halk egemenliğini esas alan yönetim biçimidir. Bu sistemde yöneticiler halkın oyu ile, halk içinden seçilir ve halkın iradesiyle görevden alınırlar. Demokrasi sadece halkın yönetimi eline alması gibi dar bir anlama gelmez. Aynı zamanda kişiye değer veren, fikir özgürlüğüne inanan, bağımsız mahkeme özgür basın, muhalefet etme hakkı, yasama ve anayasaya bağlılığı ilke edinen bir sistemdir. Tarihte ilk kez Yunan şehir devletlerinde görülmüştür. Yunan şehir devletlerindeki uygulama günümüzdeki demokrasi anlayışına göre oldukça geri niteliktedir. Örneğin kölelerin ve kadınların oy hakkı bulunmamaktadır. Ancak demokrasinin bu şekli dahi Yunanistan’da fikir özgürlüğünün gelişmesini, dolayısıyla felsefe ve bilimin ilerlemesini sağlamıştır.
Hukuk Devleti: Devlet işlerinin önceden belirlenmiş hukuk kurallarına bağlı kalarak yönetilmesidir. Hukuk kurallarını yazılı hale getiren Sümerler hukuk deveti anlayışının öncüsü olmuşlardır. Çünkü hukuk kurallarının yazılı hale getirilmesi aynı suça farklı cezaların verilmesini önlemiştir. Hukuk devleti anlayışı günümüze kadar geçen sürede sürekli gelime göstermiştir. Dolayısıyla İlk Çağ’daki hukuk devleti kavrmı güümüzdeki anlamın göre oldukça ilkel durumdadır.
Feodal Yönetim (Feodalite): Bu yönetim şeklinde devlet içişlerinde serbest hareket eden beyliklerden oluşur. Ülkenin her bölgesinde farklı kurallar geçerli olabilir. Bu durum siyasal, kültürel, ekonomik birliğin kurulmasını engelleyici niteliktedir. Bu tür yönetimlerde iç kavgalar, devletin parçalara ayrılması ve dış politikda etkisi kalınması sık sık götülen durumlardır. Hititlerin feodal beyliklere son vermesi merkezi otoritenin ve üke bütünlüğünün korunmasını sağlamıştır.
Koloni: Bir devletin ekonomik, siyasal ve sosyal nedenlerden dolayı, kendi sınırları dışında ele geçirip yönettiği ülkeye veya topraklara koloni denir.
Kolonilerin kurulmasında;
-Ham madde ihtiyacının karşılanması,
-Üretim fazlası mallar için pazar bulunması,
-Askerî gücün arttırılmak istenmesi
-Diğer devletlere askerî, iyasal ve ekonomik alanlarda üstünlük ağlama düşüncesi
etkili olmuştur.
İlk Çağ’da hem denizlerde hem de karalarda koloniler kurulmuştur. Fenikeliler, İyonyalılar, Yunanlılar ve Asurlular kolonicilikle gelişen medeniyetlerdendir. Kolonicilikle uğraşan uluslar yeni kaynaklar elde ederek zenginleşmişler ve ülkelerini kalkındırmışlardır.
Kolonicilik faaliyetleri sonucunda;
-Ticaret faaliyetleri uuskararası bir nitelik kazanmıştır.
-Farklı toplumlar arasında kültürel etkileşim artmıştır.