Dolaşım Sistemi

Dolaşım Sistemi

Yaşamsal fonksiyonlarımızın sorunsuz bir şekilde devam etmesi için olmazsa olmazlardan biridir. Besin ve oksijenin taşınmasında, atık maddelerini uzaklaştırmakta dolaşım sistemi fonksiyonel olur.

  • Dolaşım sistemi iki ana görevi yerine getirir.
  1. Vücudumuz hücrelerden oluşmuştur. Yaşamsal döngünün devam edebilmesi için bu hücrelerin besin ve oksijene ihtiyacı vardır. Dolaşım sisteminin ilk görevi gerekli olan bu besin ve oksijeni hücrelere taşımaktır.
  2. Gerekli olan besinin alınmasından sonra ortaya istenmeyen atık maddeler çıkmaktadır. Bu atık maddelerin atılmasında boşaltım sistemi devreye girer. Ancak maddelerin boşaltım sistemine taşınmasında da dolaşım sistemi rol oynamaktadır.

Kanın Yapısı ve Görevleri:
Kan; plazma ve kan hücreleri olmak üzere aşağıda belirttiğimiz gibi iki temel grupta incelemekteyiz.

Plazma:
Plazma’nın büyük bir kısmı yani yaklaşık % 90’ı sudur. İçinde erimiş halde besin maddeleri bulunmaktadır. Bunlar proteinler, amino asitler, mineraller, vitaminler vb. Bunların dışında, mikroplara karşı koyan antikorlar ve pıhtılaşmayı sağlayan fibronojenler bulunur.

Kan Hücreleri:
. Alyuvarlar (eritrositler)
. Akyuvarlar (lökositler)
. Kan pulcukları (trombositler)

Alyuvarlar: 1 milimetre küp kanda 4-5 milyon civarındadır. Çekirdekleri yoktur. Ortalama ömürleri 120 gün civarındadır. Kemik iliğinde, karaciğer ve dalakta üretilirler. Hemoglobin maddesinden dolayı kana kırmızı rengini verirler. Hücre ve dokulara oksijen taşınmasını sağlarlar. Çocuklarda çok yaşlılarda azdır. Yükseklere çıkıldıkça sayıları artar.

Akyuvarlar: 1 milimetre küp kanda 8-10 bin civarındadır. Akyuvarların çekirdekleri vardır. Lenf düğümlerinde, dalakta ve kemik iliğinde üretilirler. Görevleri vücudu mikroplara karşı korumaktır. Bunu iki şekilde yaparlar. Bunlar:
1- Mikropları Yiyerek.
2- Antikor Çıkararak.

Kan pulcukları: Alyuvarlar ve akyuvarlardan çok daha küçüktür. Bu sebeple ışık mikroskobundan bakıldığında kesinlinle görülemez. Kan damarları kesildiğinde dışarı akan kanın pıhtılaşmasını sağlamaktadır. Böylece kanamanın daha uzun sürmesi engellenir. 1 milimetre küp kanda 250-300 bin civarındadır.

– Dolaşım sisteminde 3 ana kısım vardır.
1. Kalp
2. Kan
3. Damarlar

Kalp

Kalp birçok fonksiyonu yerine getirmektedir. Vücudun sağlıklı çalışmasında temel faktörlerden bir tanesidir. Öncelikle kanın pompalanması sağlanır. Kalp kaslarından oluşmaktadır. 4 odacıktan meydana gelir. Bu odacıkların üstünde yer alanlara kulakçık, altında yer alanlara ise karıncık denir. Kirli ve temiz kan ayrı bulunur ve birbirine karışmaz.

Kan

Kan, kan hücreleri ve kan plazmasından meydana gelir. O birleşimde oranlar birbirine çok yakındır. Kan hücreleri: alyuvar, akyuvar ve kan pulcuklarıdır.

Damarlar

Damarlar vücudu bir ağ gibi sarmaktadır. Böylelikle besinler ve oksijen vücudun bütün hücrelerine ulaştırabilmekte ve atıklar alınabilmektedir. Damalar: Atardamar, toplardamar ve kılcal damar olarak 3 ana başlıkta ele alınır. Kanı kalbe taşıyan damarlar toplardamar, kanı kalpten taşıyan damarlar ise atardamardır. Toplardamar genellikle kirli kan taşımaktadır. Atardamar ise genellikle temiz kan taşımaktadır. Kılcal damarlar ise hücreler arası madde alışverişini gerçekleştirir. Hızın en düşük olduğu bölüm burasıdır.

-Dolaşım sistemi büyük kan dolaşımı ve küçük kan dolaşımı olarak iki başlıkta incelenir. Genel olarak aşağıdaki gibi gösterilir.

Büyük Kan Dolaşımı

Büyük kan dolaşımı kalp ile vücut arasında gerçekleşir. Kan dolaşımı sol karıncıktan başlar. Sol karıncık kasılıp içinde bulunan temiz kanı aorta pompalar. Aorta ve ondan kaynaklanan pek çok uç dal, bu kanın dokular yüzeyindeki kılcal damarlara ulaşmasını sağlar. Kılcal damarlar düzeyinde dokuyla temiz kan arasında madde alışverişi gerçekleştikten sonra kan, kılcalları terk edip toplardamarlara girer. Toplardamarlardaki kan halk arasında pis kan olarak bilinir. Vücuttaki tüm toplardamarlar, sonunda “Vena kava süperior” ya da “Vena kava inferior” a boşalırlar. Vücudun tüm toplardamar kanını toplatan bu iki büyük toplardamar sonunda kalbin sağ kulakçık olarak bilinen odacığına açılır. Böylece büyük kan dolaşımı gerçekleşmiş olmaktadır. Kanın bu bölgede dolaşmasıdır. Hücrelerin ihtiyaç duyduğu besin ve oksijen değerleri bu yolla sağlanır.

Küçük Kan Dolaşımı

Diğerinden farklı olarak kalbin sağ karıncık ventrikül denilen odacığıyla sol kulakçık denilen odacık arasında gerçekleşir. Kalp ve akciğer arasında gerçekleşmektedir ve büyük dolaşımdan vena kanalları yoluyla sağ kulakçığa taşınmış olan kan, sağ kulakçığın kasılmasıyla sağ karıncığa pompalanır. Böylece pis kan sağ karıncığa girerek, küçük dolaşım sistemine katılmış olur. Sağ karıncık kasılarak içindeki pis kanı pulmoner delikten geçirerek, trunkus pulmonalise pompalar. Trunkus pulmonalis, biraz yukarıda sağ ve sol akciğerlere giden iki dala ayrılır. Sağa giden dala “Sağ pulmoner arter” denir. Böylece sağ karıncıktaki pis kan, özellikle oksijen yönünden zenginleşmesi için akciğere ulaşmış olur. Akciğerlere ulaşan kan, burada bulunan hava keseciklerinin duvarlarındaki (alveol aptumları) kılcal damarlara yayılmaktadır. Bu düzeyde akciğer hava keseciklerinde ki temiz havayla kılcallardaki kan arasında büyük bir hızla gaz alışverişi gerçekleşecektir. Kan, karbon dioksidini akciğer havasına verirken, ondan oksijeni alır. Böylece vücudun karbon dioksitten zengin toplardamar kanı, akciğerlerde karbon dioksidini azaltıp oksijenden zenginleşerek; atardamar kanına, yani temiz kana dönüşmüş olur. Kan bu bölgeler arasında dolaşır. Küçük kan dolaşımı böylelikle gerçekleşmiş olur

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir